Evlilik Aşkı Öldürüyor mu?

Eş seçimlerinde muhatapta görmen gerekenler.

Bir çocuk ebeveyninden ne bekler?

İçimdeki çocuk benden ne bekler?

İlişkiyi neye göre seçiyorum?

Örneğin bir çocuk ebeveyninden ne bekler?

Elbette İLGİ bekler, GÜVEN bekler, DESTEK bekler, KOŞULSUZ SEVGİ bekler, her hatasına rağmen sevilmeyi bekler… Her türlü duygusunun anlaşılmasını bekler..

Duygusal olarak her bir duyguda, duygu oluşumu onayını çocuklar ebeveynlerinden beklerler.

Çocuklar kendilerine bakarak kendilerini keşfedecekleri bir ebeveyn isterler. 0 – 6 yaş arası duygular ve 3 itibariyle ise sosyal varlık gelişimi olur.

Dolayısıyla dış benlik gelişirken, gücünü duygulardan alır.  Eğer duygular güçsüz ise, yani 6 yaşa kadar güçlenip özgün modellemeye geçemezse; dış benlik onu dış dünyadan beslenmeye götürür ve böylece içsel ihtiyaçlarını dışarıda arayan dışa bağımlı bir birey olur.

Dolayısıyla bir ebeveyn olmak; çocuğun görerek, hissederek ve modelleyerek duygularını anlamlandırdığı gerçeğidir.

O yüzden evlenirken ikinizin geçiminden daha önemli olan, çocuklarına model olacak anne veya baba seçdiğini bilmelisin.

Peki bir ebeveynin evladına model olabilmesi için neler gereklidir?

‘Sevgi’ gereklidir diyorsunuzdur muhtemelen…

Peki o zaman şöyle sorayım…

Çocuğunuz oyuncakçının önünden geçerken “oyuncak” diye ağlamaya başladığında tepkiniz ne oluyor?

Paranız yok veya zaten oyuncağı var diyelim.

Sabırla sınır koymak mı?

Yani sabırla “oyuncak almak istediğini görüyorum. Almamak seni üzüyor bu yüzden ağlıyorsun” deyip anladığınızı göstererek sonrasında durumunuzu anlatarak sakinleşmesini mi bekliyorsunuz?

Tabi daha öncesinde evden çıkarken anlaşma yapıyor musunuz ?

Çocuğunda sizin durumunuzu anlaması açısından, çocuğun anlayacağı dil ile ikna etmeye mi çalışıyorsunuz?

Daha sonra eve gittiğinizde gündüz yaşanan bu sıkıntılı olay ile ilgili çocuğunuzu şefkat ile muhatap alıp anlaşılmış hissettiriyor musunuz?

Yoksa ilk önce sakince uyarıp çoçuğunuz ağlamaya devam ettiğinde sizde çileden çıkıp bağırmaya mı başlıyorsunuz?

Çocuğunuzla nasıl bir ilişki içindeyseniz, kendi içinizdeki çocuk tarafınızla ( duygusal dünyanız ile) aynı ilişki içerisindesinizdir. Kendi duygusal dünyanız ile ilişkiniz nasılsa çocuklarınız ile de ilişkiniz aynı olacaktır.

Bu nedenle ebeveyn olmak; sadece “seviyorum” demek değildir. Bedensel bakımını vermek değildir. İlişki başladığında muhatap sınırına girdiği an, veya sen onun sınırına girdiğinde gerçek başlar.

Örneğin; bazı ailelerde şöyle bir şikayet olur babalar ile ilgili;

“Babam evin dışında çok iyi herkese karşı.  Ama bize gelince kaba duyarsız…”

Burada konu baba değil elbette…Burdaki konu bir insanın dış dünyaya karşı kibar olup duygusal ilişki içerisinde olduğu kişi veya kişilere karşı kaba olması…

Kişi, kendi duygusal sınırına giren kimseye karşı, kendisine kendi iç dünyasında davrandığı gibi davranır… O bakımdan ilişki başlangıcında iyi anlaşmak veya beraberliğin iyi olduğunu düşünmek mantıksızdır. Öngörüsüz bir adımdır.

Çünkü ilişki ilerisinde;

SAYGI : Herşeyi ile kendisini ve muhatabını kabul etmek. Kusurları ile bütün görmek.

ŞEFKAT : Rahatsız oldugunuz şeylerin zihinsel-bedensel ve duygusal anlamda bilinmesi…Ve anlaşılır hissetmek – hissettirmek. Yardıma ihtiyacı olmadığı durumlarda sevgiyi cinsellikten ayırarak zihinsel duygusal ve fiziksel olarak göstermek.

Cinsel ilişki öncesi şefkat, cinselliğe ait bir şefkat yaklaşımıdır.

Zihinsel ve duygusal olarak şefkat ise;

🔸 Anlaşılır hissetmek ve hissettirmektir.

🔸 Kendisinde göremediği potansiyeli kendisine göstermek aynalamaktır.

🔸 Muhataba varlığını hissettirmek ve muhatabın kendi varlığını yine kendisine sevdirebilmektir.

MERHAMET : Gücünün yetmediği noktaları gözeterek, muhatabın reflekslerini çökertmeden yardım etmek. Yüze vurmadan yardım etmek. Şartsız, koşulsuz yardım etmek.

ÖZGÜRLÜK : muhatabın kendi özgür alanına hizmet etmek. Baskı yapmamak, muhatabının engellerini ondan izin alarak kaldırmak.

FEDAKARLIK : Verdiğinde kendisini tükenmiş hissetmemek. Adı üstünde kâr, sermaye değil. Tükenmiş hissediliyor veya yapılan yatırımın karşılığı bekleniyor ise bu fedakarlık değil ticarettir.

…gibi adalet, güven, mahremiyet vs gibi duygular çalışmaktadır.

Bu çalışan duygu dedektörlerinden muhatap geçerken alarm verirse, tüm duygular zararlı gördükleri o ilişkiyi durdurur veya duruma göre bitirir. Zihin ise güncel bir şekilde anlamlandırarak konuyu gerçek hayata taşırır.

Görünen basit veya büyük kavgalar, gerçekte zorla işgal edilen ve alarm veren duyguların ilişkiye kendini kapatması durumudur.

Dolayısıyla;

“Evlilik Aşkı Öldürür..” yanlış bir tabirdir. İişki devamlılığında muhatabın alanına, yani duygusal ilişki alanına girdiğin an; muhatabın kendi içerisinde kendisine karşı nasıl ise sana karşı da öyle davranır.

Örneğin; kendisine karşı adaletsiz ise, siz onun duygusal dünyasına girdiğinizde size karşı da adaletsiz olur. Siz zannedersiniz ki “Önceden bana karşı kibardı. Şimdi ben hariç herkese kibar”. Tam olarak anlatmak istediğimiz bu! Eskiden sana karşı da kibardı. Çünkü sen onun duygusal ilişki alanına girmemiştin veya o seni henüz almamıştı.

Genelde muhatabının sana verdiği  fedakarlık, şefkat, sorumluluk, özgürlük, saygı seni etkiliyordur. Peki kendisine karşı bunlar var mı? Eğer kendisine karşı bunlar yok ise; sana karşı bunları göstermesine aldanma.

Zaman geçtikçe seni duygusal dünyasına aldığı an; duyarsız, adaletsiz biri görürsen şaşırma. “Değişti” deme. Çünkü kendisine karşı hep öyleydi. Sen ise sana olan davranışlarının sarhoşluğu içerisindeydin.

O yüzden, kendinize bir eş seçerken veya çoçuğunuza baba veya anne seçerken; kendisine karşı “adalet, saygı, özgürlük, fedakarlık, şefkat, sorumluluk, edep” gibi değerler çalışıyor mu? Ona bak.  Aksi halde yanlış bir seçim olur.

Doğru tabir ise; “muhatabının alanına girme, onu alanına alma. Ortada buluş.” cümlesidir..

Dolayısıyla ebeveyn olmak için ilk önce kendi duygusal dünyanızı tanımanız gerekir. Kendine karşı ebeveynliğini çocuk modelleyecek, sözlerini değil. Peki kendine nasıl davranıyorsun? İhtiyaçlarını görüyor musun? Görmezden mi geliyorsun? Duygularının farkında mısın? Ona öfkeli misin? Yargılıyor musun?

Evlilik tercihinde bulunduğun kişi, kendisine karşı nasıl?

Sana karşı nasıl oluşu sosyal varlıktır. İlişkiniz sosyal ilişkiden, bedensel ilişkiden duygusal ve zihinsel ilişkiye geçtiğinde; kendisi ile derin ilişkisini yansıtır. Ve kendi geçmişindeki ilişki problemlerini bugüne senin üzerinden taşır. Bunu göze alıyor musun?

Kendin ile ilişkin sağlam değil ise, zaten muhatabı değerlendirme kriterlerin çalışmayacaktır.

Değerlendirme kriterlerinin otomatik çalışması ise; farkındalık eğitimi alman ve kendin ile ilişkinin kaliteli olmasına bağlıdır. O yüzden ilk adımın kendin ile ilişkin. Zor geliyor biliyorum. Dış dünyada böyle biri aramak daha kolay geliyor. Ama ya acı pişirir seni yıllar geçerken, veya gerçekçilik ve farkındalık ile yara almadan  ilerlersin.

İlk önce bunları fark et…Ondan sonra ne yapıyorsan onu durdur. Kulak ver içindeki çocuğa belki şimdiye kadar söyleyemediği ve söylemek istediği çok şey vardır. Onun ihtiyaçlarını fark et, kabul et tüm hataları ile, yargılama!  Sadece sana ait olduğu için değerli zaten başka neye gerek var ki…. şefkat ver… sadece sana ait olduğu için…

Geçmiş acılarını, hatalarını şu anda bir sebebe bağlamak yerine, başkaları üzerinden kendine saldırmak yerine, başkaları üzerinden kendini suçlamak yerine kendini affet herşeyden önce…

İşte ancak kendi çocuğuna sahip çıkarsan, kendi içindeki çocukluk dönemlerine sahip çıkarsan, çocukluk dönemi ile yetişkinlik dönemi birleşirse, nihayet vuslat gerçekleşirse, gerçek bir ebeveyn olmaya adaysın demektir.

Aksi halde bir çocuk seni tüketir. Çünkü insan ilk önce kendinden başlar şefkat göstermeye, kabul etmeye, ilgi göstermeye… Kendinde olmayanı başkasına veremezsin.

✴İyi bir arkadaş olabilirsin…

✴İyi bir öğretmen olabilirsin…

✴İyi bir hizmetçi olabilirsin…

Bunlar her türlü, herkesten alabileceğin geri bildirimlerdir

Fakat, BİR EBEVEYN OLMAK kişinin kendisi ile olan ilişkisinde;

🔸 tölerans gösterici,

🔸 dinlendirici,

🔸 huzur verici,

🔸 sükunet verici,

🔸 şefkat verici,

🔸 şükreden,

🔸 saygı gösteren olmasına bağlıdır.

🌿Bir tavsiye🌿

İyi bir eş olmayı düşünüyor olabilirsin.

İyi bir anne / baba olmayı düşünüyor olabilirsin.

İyi bir arkadaş, iyi bir abi, abla….

Hayır hayır. Bu uğraşılar kişiye özel yapılandırmalardır. Herkese ayrı ayrı kendini yapılandıramazsın.

Sen sadece kendin ile ilişkinde;

🌱”Kendine saygı”

🌱”Kendine merhamet”

🌱”Kendine özgürlük veren”

🌱”Kendini anlayan”

🌱”Kendine karşı huzurlu”

🌱” Kendine Adaletli, vefalı”

….gibi değerlere odaklan!

Abilik arayan zaten bulur. Babalık arayan veya annelik arayan zaten bulur. Çünkü erkek veya kadın olmak tüm vasıfları kapsar.

Buna odaklan. Sadece buna!

EYÜP BAĞ – NEŞE ŞAHİN

[/pl_text]
[/pl_col]
[/pl_row]

Bir cevap yazın