”Anlamak” Yenilenmektir ”Yargılamak” ise Geçmişte Kalmaktır

Olaylara “duygusal tetiklenme” veya “zihninde değerlendirme” sonucu “bedensel” olarak tepkiler veririz.

Duyduğumuz sözler, karşılaştığımız  durumlar ve olaylar, bizi geçmişimizle alakalı tetikleyebilir ve duygu durumumuzu değiştirebilir. Geçmişteki “duygu durumumuzu” ve “zihinsel tepkimizi” bugüne getirebilir.

Bu tetiklenmelerin, temelde kendimizle alakalı olduğunu bilmek, sebepleri suçlamayıp muhatapları etiketlemeden kendi duygu ve düşüncelerimizi  değerlendirip, geçmişte ne ile ilişkili olduğunu aramak ANLAMA ÇABASIDIR.. Sadece “çabası” bile insanı yeniler. Kader sürecini lehine çevirir…

Yaşanılan durumları; muhataplarının şahsına bağlamak, bizzat onlarla ilişkilendirmek ve onlarla alakalı sabit hüküm sahibi olmak ise YARGILAMAK’ tır.

Bu durum ise, geçmişimizde takılı kalmamıza neden olur. Çocuklarımızın yaşadığı çağların çok gerisinde kalan duygu durumumuz ve zihinsel kapasitemiz nedeniyle; ileride çocuğumuz bizim tarafımızdan anlaşılmış hissetmez. Bu sadece çocuklarımız ile değil, tüm ilişkilerimizde hissedeceğimiz bir sonuçtur.

Sözün tesirli olmasının ilk adımı “anlaşılmış hissettirmek”tir..

Bilgi olarak çıtan yüksek görünebilir ama zihinsel kapasitenin genişliğini “muhataplarına dair yargıların” belirler. Her bir “yargın” sadece “muhatabını” sabitlemez, senin “zihinsel ve duygusal gelişimini” de engeller.

Eğer ısrarla birşeylere, birilerine takılıyorsan olayları değerlendirme sisteminde problem vardır.

Görebilen kişi için hayat insana yardımcı olur. Yeter ki hayata bir fırsat vererek, gerçekte ise kendimize bir şans vererek hayatı yargılamayı bırakalım..

🌿Bir tavsiye🌿

🌾Hayat “anlamaya” çalışanlara yardım eder. Hüküm verenleri ise eninde sonunda ezer.

Kendimize ve sevdiklerimize fırsatlar vererek, hayatında bize fırsatlar vereceği bir yaşam diliyoruz 🙂

 

EYÜP BAĞ

Bir cevap yazın